İran Caddesi, No: 33/2 , 06680, Kavaklıdere / Ankara

Meme Kanseri Ameliyatları İçin Bilgilendirme

Meme kanseri ameliyatları memenin tamamen veya kısmen çıkarılmasını ve koltuk altı lenf bezlerinin örneklenmesi (sentinel lenf nodu biyopsisi) veya meme ile ilgili koltuk altı lenf nodlarının temizlenmesini (aksiller diseksiyon) içeren ameliyatlardır. Bazen her iki memeye de girişim gerekebilir. Ayrıca memenin tamamının alındığı durumlarda (mastektomi), eş ya da geç zamanlı meme rekonstrüksiyonu yapılabilir ve bu girişimlere bağlı risklerden de bahsetmek gerekir.

Meme kanseri nedeniyle uygulanan cerrahi yöntemlerden sonra gelişebilecek genel ve spesifik komplikasyon ve riskleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Meme kanseri cerrahisi temiz ameliyat grubundadır ve enfeksiyon riski oldukça düşüktür. Operasyon sonrası rutin olarak antibiyotik kullanılmasına gerek yoktur.
  • Cerrahi kanama kontrolü yapılmasını gerektirecek operasyon sonrası kanama nadir görülür. İğne ile boşaltma veya antibiyotik kullanımı gerektirebilir.
  • Meme koruyucu cerrahi sonrası memede problem olması ihtimali oldukça düşüktür.
  • Onkolojik prensiplerden taviz verilmeden, en iyi kozmetik sonuç yakalanmaya çalışılır. Bazen iyi bir kozmezis elde etmek için onkoplastik cerrahi işlemlerden yararlanmak gerekebilir.
  • Hastalığın memede tekrarlama riski memenin tamamının alındığı (mastektomi) ameliyatlara oranla biraz daha yüksektir ancak bu durum hastalığın tedavi başarısına (hayatta kalım süresi)   olumsuz yansımamaktadır.
  • Mastektomi (memenin tamamının alınması) sonrası görülebilecek spesifik problemler:
  • Cilt fleplerinde beslenme problemi olabilir. Sıklıkla ciddi bir probleme yol açmadan tedavi edilir.
  • Drenler çekildikten sonra seroma (cilt flepleri altında veya koltuk altında sıvı birikmesi,şişlik) gelişebilir. Kendi haline bırakılabileceği gibi iğne ile aspire edilerek sıvının çekilmesi de düşünülebilir.
  • Koltuk altı lenf nodlarının temizlenmesi (aksiller diseksiyon) işlemine bağlı olarak:
  • Ameliyat bölgesi ve kolun üşt ic kısmında uyuşma, karıncalanma hissi olabilir. Altı ay gibi bir sürede gittikçe azalır.
  • Omuz hareketlerinde kısıtlılık olabilir.
  • Kolda şişlik (lenfödem) gelişebilir. Aksiller diseksiyon sonrası hayat boyu lenfödem riski yaklaşık olarak %10-20’dir. Koltuk altına radyoterapi yapılması ile birlikte bu oran %30’a çıkabilir.
  • Sırttaki kürek kemiğinde yukarıya ve dışa doğru yer değiştirme olabilir.
  • Koltuk altı lenf nodlarına kanser metastazı olmayan erken evre meme kanserlerinde, sentinel lenf nodu biyopsisi yapılması ve gerekli olmayan durumlarda aksiller lenf nodu diseksiyonu işleminden kaçınılması, yukarıda bahsedilen istenmeyen olaylardan büyük oranda kaçınılmasını sağlar. Sentinel lenf nodu biyopsisi sonrası lenfödem riski %1-2 gibi çok düşük oranlardadır.
  • Ameliyata ve özellikle memenin kaybına bağlı belirgin anksiyete ve depresyon meydana gelebilir.
  • Mastektomi yapılan uygun olgularda eş zamanlı rekonstrüksiyon hakkında mutlaka bilgi verilmelidir. Eş zamanlı rekonstrüksiyon protez (kalıcı veya geçici) veya hastanın kendi dokuları (karın yağı, sirt kası, vb.) kullanılarak yapılabilir.
  • Protez ile yapılan rekontrüksiyonlardan sonra yaklaşık %10 oranında kapsül kontraktürü adı verilen ve elde dilen kozmetik sonucu bozan bir reaksiyon gelişebilir. Kesi yeri enfeksiyonu protezin çıkarılmasını gerektirecek ciddi sonuçlar doğurabilir.
  • Kişinin kendi dokuları kullanılarak yapılan otolog doku rekonstrüksiyonlarında ise hasta seçimi çok önemlidir. Otolog dokunun alındığı bölgede ikinci bir  kesi ve travma olacaktır. Taşınan dokunun beslenmemesi ve doku kaybı en ciddi problemdir.

 

Yukarıda bahsedilen riskler ve yaklaşımlar meme kanseri cerrahisi için genel kavramlar olup, hasta bazında bunlar doktorunuz ile daha detaylı olarak tartışılmalıdır. Rekonstrüksiyon yapılacak olgularda daha seçilecek yönteme göre daha detaylı bilgilendirme yapılmalıdır.